![]() |
|
|
BİLGİ
GÜLELİM
|
GÜLDEN ABLA'YA MEKTUP
Sevgili Gülden Abla, Bugün senin için bir şeyler yazmak istiyorum.
Ama nedense çok zorlanıyorum. Çok şeyler geçiyor aklımdan, ama bir türlü
toparlayamıyorum. Nereden başlayayım, bilemiyorum. Senin için bugüne değin çok güzel şeyler söylendi,
çok güzel şeyler yazıldı. Bu dergide de eminim bunlara daha niceleri
eklenecek. Ben farklı bir şeyler yazmak istiyorum. Seninle
bazı şeyleri paylaşmak, sana bazı düşüncelerimi aktarmak istiyorum.
Bu fikir ve düşüncelerim insan, yaşam ve ölüme dair olacak. Yani yaşam
sürecine. İnsanlar yaşatarak yaşıyorlar ve yaşam meşalesini,
günü gelince tıpkı bir koşucu gibi bir birlerine devrediveriyorlar.
Değil mi Gülden Abla? Tabii bu devir bazen beklenmedik bir anda gerçekleşiyor. Düşünüyorum da bize verilen yaşam, aslında
daha ilk dakikadan kemirilmeye başlanıyor. Yani doğumla, ölüm başlıyor
ve bu süreç son günümüzde, yada ilk günümüzün sonuncusunda tükeniveriyor.
Belki tuhaf bir yaklaşım ama, yaşadığımız her anın, yaşamdan
eksilmiş, harcanmış bir an olduğunu unutuyor, yada göz ardı ediyormuşuz
gibi geliyor bana. Diğer bir deyişle yaşamın içindeyken ölümün de
içinde olduğumuzu pek düşünmek istemiyoruz. Aslında düşünüyorum da, bütün canlılar ölümlü
ama ölümlü olduğunu bile bile yaşamın güçlüklerine katlanan tek
canlı yine insan. İnsan; Canlı, cansız, canlı üstü, doğal yada doğa
üstü her şeyle konuşuyor, çatışıyor, barışıyor, anlaşıyor, kısaca
ilişki kuruyor. Olayları ve kişileri sorguluyor. Ve yalnız insandır ki bu dünyada; Sesini söze,
sözünü sözcüğe, sözcüklerini sözlüğe, sözlüğü yazıya, yazıyı
resme, resmi müziğe, müziği notaya, notayı sanata, sanatı savaşa,
savaşı sanata dönüştürebiliyor. Değerler ve anlamlar üretiyor.
Gerektiğinde bunları bir kalemde değiştiriveriyor, yada tümden kaldırabiliyor.
Problemleri yarattığı gibi çözebiliyor da. Dişi, tırnağı, çenesi, pençesi güçlü değil
ama, en muhteşem binaları ve köprüleri o tasarlıyor. Elleri alet yapıyor.
Aletlerle üretiyor ve tüketiyor. Sanat adına ne varsa o yaratıyor.
Kartaldan yüksek uçup, balıktan derin yüzüyor. Fırtınadan daha hızlı,
depremden daha yıkıcı ne varsa dünyada, onun eseridir. Goethe her şeye karşın; Yaşamak güzeldir,
diyor. Yaşamı, akla karadan yola çıkışla iyilik ve kötülüğün
çarpışma alanı olarak tanımlıyor ve yaşama alanındaki bu ikiliği
teke indirme gayretinden söz ediyor. Ve yaşamı bir daireye benzetirsek, kişi tekrar
başladığı noktaya geri dönüyor. Sana Yahya Kemal’den bir dörtlük aktaracağım.
Bak şair ne diyor:
Gönlü
her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter. Ve
serin serviler altında kalan kabrinde Her
seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter. Ve Gülden Abla....., biz bu şen senfoniyi
sonuna kadar ağlaya ağlaya çaldık. Seni özledim bile. Elveda Gülden Abla. Alp ALTINER © 2000-2008 Levent ÇOKER |