Anasayfa

 Levent ÇOKER

 Şebnem PAKER

 Levent ALTINDAĞ

 İzzet BEKSAÇ 

 

 BİLGİ

 Besteciler

 Enstrüman bilgisi

 Midi nedir?

 Acil yardım

 Organizasyon

 İst.Dev.Senf.Ork.

 

 GÜLELİM

 Mizah

 Her telden::))

 

 ATHENS

 TOKYO

 MONGOLIA

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası

İSTANBUL DEVLET SENFONİ ORKESTRASI  

  İstanbul’un müzik yaşamında önemli bir yeri olan ve besteci Cemal Reşit Rey’in yönetiminde 1945 yılında kurulan, temelleri ise 1827’de Donizetti Paşa’nın kurduğu Muzika-i Humayun orkestrasına dayanan İstanbul Belediyesi Şehir Orkestrası, 1972 yılında Kültür Bakanlığı’na bağlanarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası adını aldı. Kadrosu, orkestra şefi Prof. G.E.Lessing ve müdür Mükerrem Berk döneminde kısa zamanda tamamlanarak düzenli konserler verilmesi sağlandı. Daha sonraki yıllarda yurtiçi turnelerin yanısıra İstanbul, Ankara, Bratislava ve Patras uluslar arası festivallerindeki konserler gerçekleştirildi. Orkestra, Anatole Fistoulari, Aaron Copland, Mircea Basarab, Ilarion Ionescu-Galati, Tadeusz Strugala, Alexander Schwinck, Vladimir Fedoseev, Erich Bergel, Jean Perrisson, Alexander Rahbari, Cemal Reşit Rey, Hikmet Şimşek, Gürer Aykal, Rengim Gökmen, Demirhan Altuğ, uzun yıllar (1984-2001) daimi şefliğini yapan Erol Erdinç ve daha birçok ünlü şef yönetiminde, Igor Oistrakh, Andre Navarra, Leonid Kogan, Vaclav Hudecek, Tedd Joselson, Heinrich Schiff, Yehudi Menuhin, Luciano Pavarotti, Jean-Pierre Rampal, Sabine Meyer, Gidon Kremer, James Tocco, Lazar Berman, Natalia Gutman,Güher-Süher Pekinel, Fazıl Say,İdil Biret, Suna Kan, Ayşegül Sarıca, Ayla Erduran, Verda Erman, Leyla Gencer,Gülsin Onay,Hüseyin Sermet  gibi solistlere eşlik etti. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Türk bestecilerinin eserlerinin birçoğunu ilk kez seslendirmiş, radyo ve televizyon programları yapmıştır. Türk sanat ve kültürünün yurtdışında tanıtımı için İspanya (1990 ve 1993), İtalya, Yugoslavya, Çekoslovakya, Avusturya, Yunanistan ve ABD’nin Memphis kentinde açılan “ Muhteşem Süleyman” sergisi (1992)  sırasında konserler vermiş, 1993 yılında Münih’te yapılan “ Europa Musicale” Festivali’nde ve 2000 yılında Yunanistan’da yapılan  Atina Festivali’nde Türkiye’yi temsil etmiştir. Topluluk, 2002 yılında Bulgaristan’a yaptığı 15 günlük turnenin yanı sıra, bu yıl Ekim ayı başında Japonya’da organize edilen Asya Orkestralar Haftası’nın açılış konserini vermek üzere davet edilmiş ve Tokyo Opera Salonunda verdiği konser büyük başarı kazanmıştır.

ISTANBUL STATE SYMPHONY ORCHESTRA

  The Istanbul City Orchestra of the municipality, which has played a very important role in the musical life of Istanbul, was founded in 1945 by the preeminent Turkish composer, pianist and conductor Cemal Reşit Rey. In 1972 the orchestra was taken over by the Ministry of Culture and renamed as the Istanbul State Symphony Orchestra. It was re-organised under its first artistic director Prof. G.E.Lessing and  manager Mükerrem Berk and started to give regular concerts. In the following years it toured at home and abroad, participating in various international festivals in İstanbul, Ankara, Bratislava and Patras. The Orchestra has been conducted by numerous foreign conductors such as Anatole Fistoulari, Aaron Copland, Mircea Basarab, Ilarion Ionescu-Galati, Tadeusz Strugala, Alexander Schwinck, Vladimir Fedoseev, Erich Bergel, Jean Perisson, Kazuhiko Komatsu, Alexander Rahbari and Turkish conductors Cemal Reşit Rey, Hikmet Şimşek, Gürer Aykal, Rengim Gökmen, Demirhan Altuğ and its permanent conductor (1984-2001) Erol Erdinç. Some of the foreign soloists who have performed with the ensemble are Igor Oistrakh, Andre Navarra, Leonid Kogan, Vaclav Hudecek, Tedd Joselson, Heinrich Schiff, Yehudi Menuhin, Luciano Pavarotti, Jean-Pierre Rampal, Sabine Meyer, Gidon Kremer, James Tocco, Lazar Berman, Natalia Gutman, and Turkish soloists  Güher-Süher Pekinel, Fazıl Say, İdil Biret, Suna Kan, Ayşegül Sarıca, Ayla Erduran, Verda Erman and Leyla Gencer,Gülsin Onay,Hüseyin Sermet  to name a few. The orchestra has made the premieres of numerous works of the Turkish composers and has made recordings for various radio and television programs. Recent tours of the orchestra includes Spain, Italy, former Yugoslavia, the Czech Republic, Austria and Greece. It also gave two concerts in Memphis, USA during the “ Splendours of the Ottoman Sultans” exhibition in 1993. The Istanbul State Symphony Orchestra represented Turkey at the “EuropaMusicale” in Munich in 1993 and “Athens Festival” in Greece in 2000, and made a tour in Bulgaria in the summer of 2002.Being invited to Japan in October 2003 for the opening concert of the "Asian Orchestra Week", the orchestra has given two acclaimed concerts in Tokyo at the "Takemitsu Opera Hall" and in Saitama.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın Kuruluşu ve Geçirdiği Evreler

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, ilk tam kadrolu konsere 1945 – 1946 yıllarında başladı. Ama gerçekte İstanbul’da çok sesli müzik hareketleri çok daha önce başlamıştı.İlk kez 1524’de Venedik Elçisi tarafından İstanbul’da yaşayan İtalyanlar için bir bale gösterisi düzenlenmişti. 1543’de Fransa kralı I. François, iki devletin imzaladığı barış antlaşmasını üç konserle kutlamak için saray orkestrasını Kanuni Sultan Süleyman’a göndermişti. Bu gibi olaylar dışında ilk Türk orkestrası ise, Sultan müzikçilerinden oluşturulan ve başına şef Manguel’in getirildiği toplulukla başladı. Daha sonra Viyana’dan çağrılan, ünlü İtalyan Opera bestecisi Gaetano Donizetti’nin kardeşi  Guiseppe Donizetti ( 1788-1856), 1827’de Muzika-i Hümayun adı verilen  orkestranın gerçek kurucusu oldu. Donizetti orkestrayı 28 yıl, ölümüne kadar yöneterek İstanbul Senfoni Orkestrası'’ın temelini atmıştır.

   Padişah tarafından Paşa ünvanı ile ödüllendirilen Donizetti’den sonra yine İtalyan  şefler görevlendirildi : Angelo Mariani, Pisani, Callisto Guatelli(Paşa). Orkestrayı yöneten ilk Türk şef ise orkestranın flütçülerinden Saffet Atabinen (1858-1939) oldu. Saffet Bey saray orkestrasını dışardan elemanlar alarak genişletti ve Viyana klasiklerini seslendirdi. Osman Zeki Bey zamanında ise orkestra 17 Aralık 1917  ile 31 Ocak 1918 günleri arasında ilk kez yurtdışı turnesine çıkarak Viyana, Berlin, Dresden, Münih, Budapeşte ve Sofya’da Beethoven’ın Eroica Senfonisi, Wagner’in Parsifal Prelüdü ve Weber’in Oberon Uvertürü programını başarıyla çalmış ve dönüşünde Union Française’de halk huzurunda ilk konserlerine başlamıştı.

   Cumhuriyet’in ilanından sonra Muzika-i Hümayun 1924 yılında Ankara’ya alındı; orkestraya Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası, bandoya ise Riyaset-i Cumhur Armoni Mızıkası adı verildi ve içerdiği Fasıl Heyeti  kaldırıldı. Günümüzdeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın çekirdeği olan Müzika-i Hümayun’dan geri kalanlar ise İstanbul’da küçük oda müziği konserlerini sürdürdü.

   1931 yılında ilk kez yabancı bir uzman, Avusturyalı besteci ve öğretmen Prof. Joseph Marx ( 1882-1964) çağrıldı. Bu arada konservatuarda armoni dersleri veren Hasan Ferit Alnar ve Cemal Reşit Rey, aralarına Bülent Tarcan, İzzet Nezih Albayrak, Ömer Refik Yaltkaya ve besteci Adnan Saygun’un da katılmasıyla çoğunluğunu amatör müzikçi ve öğrencilerin oluşturduğu orkestra ile konserler düzenliyorlardı.

   1930’lu yıllarda ünlü solistleri davet eden bir orkestra durumuna geldiler. Jascha Heifetz’in İstanbul’a gelmesinden sonra, Fransız piyanist Alfred Cortot ile ünlü kemancı Zino Francescatti de Cemal Reşit’in yönetiminde Tepebaşı Tiyatrosunda konserler verdiler. 1943 yılında verdikleri bir konseri izleyen Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün “Borular nerede?” sorusunun üstüne, İstanbul Belediye Konservatuarı’na bağlı İstanbul Şehir Orkestrası’nın kurulması hız kazandı. İsmet İnönü, her türlü yardımı alan Ankara Orkestrası’nda her zaman gördüğü üflemeli çalgıları kastetmişti.

   İstanbul Şehir Orkestrası ile ilk konserini Cemal Reşit Rey yönetiminde, 13 Aralık 1945 Perşembe günü Beyoğlu’ndaki Saray Sineması’nda verdi. Programda Beethoven’ın Egmont Uvertürü, Bizet’in No.1 L’Arlesienne Süiti ve César Frank’ın Re Minör Senfonisi yer alıyordu. Özellikle Franck’ın dev senfonisi  çok güç olamasına karşın  büyük bir ustalıkla çalınmış, böyle bie eserle ilk konserini veren orkestra ve şefi büyük başarı kazanmıştı. İleride, yıllar sonra bile bu başarı hatırlanacak, orkestra 1960’lı yıllarda  eski gücünü kaybetme tehlikesiyle karşılaşınca bu örnek gösterilecekti. Mali gücü çok kısıtlı olan orkestra 1940’lardan önce de konserlerini sinema salonlarında, provalarını Tepebaşı’ndaki konservatuarın çatı katında, ya da kömürlüğünde gerçekleştiriliyordu. Bu arada Barbaros İlkokulu’nun müsamere salonunda da çalışan orkestraya Alman Lisesi’nin  Türk müdiresi okulun müzik salonunu veriyor, Cortot, Thibaut, Prihoda, Cassado, Iturbi, Kempff gibi sanatçılarla provalar orada yapılıyordu. Ancak 19 Kasım 1949’da açılan İstanbul Radyosu, büyük stüdyosunu İstanbul Şehir Orkestrası’na açınca, 1950’den sonra topluluk biraz rahatladı. Ayrıca aynı kadro İstanbul Radyosu Senfoni Orkestrası adıyla hem yayınlara katılıyor, hem de haftalık konserlerini hazırlayabiliyordu.

   1960’da İstanbul Şehir Operası’nın açılmasıla İstanbul Şehir Orkestrası üyeleri o yıllarda daha da yoğun bir çalışma temposu içine girmiş, Radyoevi - Konser   Salonu – Opera üçgeni arasıdaki trafik artmıştır. Provalarını İstanbul Radyosu’nda yapan orkestranın çalgıları Radyoevinde durmakta, her konser için Şan Sineması’na taşınmakta, ayrıca haftada 9 kez operaya götürülmekteydi. O yıllarda düzenli olarak iki haftada bir, Pazar sabahları konser veren İstanbul Şehir Orkestrası, Belediye Konservatuarı’nın diploma konkurunda da genç mezunlara eşlik etmekteydi. 1963 ve 1965 yılları Ocak aylarında, İsmet İnönü’nün de izlediği ve sanatçıları tek tek tebrik ettiği iki Ankara konseri gerçekleştirilmiş, şef Cemal Reşit Rey ilk konserde, “ İşte borular Paşam!” cevabını verebilmiştir. 

Ancak o yıllarda Belediye Konservatuarı’nın keman ve piyano dallarından başka sınıflara öğrenciler ilgi göstermediğinden, yaşlanan orkestra üyelerinin yerini genç mezunlar alamamakta, hafif müzik orkestralarının cazip ücretlerle gençleri kapmaları problemler doğurmaktaydı.

   İstanbul Şehir Orkestrası’nın bütçesinin, Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’ndan altı kat az olması, Şan Sineması’na her konser için 1.000 lira ödeyen ve zaten borç içinde yüzen Belediye’nin maaşlarla diğer masrafları karşılayabilmesinde çeşitli problemler yaratmaktaydı. O yıllarda İstanbul Şehir Orkestrası’nın devlete bağlanması için pek çok yollar araştırılmış, Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulmuştur. Hatta Ankara konserlerinin bir nedeni de İstanbul Şehir Orkestrası’nın kalitesini göstererek bu yardıma hak kazandığı ıspatlamaktı.

   10 yıl süreyle Şan Sineması’ndaki iki haftada bir olmak üzere konserlerini sürdüren İstanbul Şehir Orkestrası, 1969’da İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin kuruluşuyla 27 üyesi bu kuruma ve Devlet Tiyatrosu’na geçmesiyle zayıfladı. 1968’de de şef Cemal Reşit Rey’in hastalığından sonra, yaş haddi nedeniyle emekliye sevkedilmesiyle orkestra Demirhan Altuğ ve konuk şeflerce yönetildi.   12 Nisan 1969’da  İstanul Kültür Sarayı adıyla açılan opera, İstanbul Şehir Orkestrası’nın müzikçilerine daha yüksek ücretler ödeyerek kendine çekmişti.

   İstanbul Şehir Orkestrası 1969-1970 mevsiminin ilk konserini 13 Ekim 1969’da yine Şan Sineması’ nda Demirhan Altuğ  yönetiminde gerçekleştirmiş, Spor ve Sergi Sarayı karşısındaki, Belediyeye ait Sümerbank pavyonu restore edilmek üzere orkestraya verilmesine karşın, onarımı bitince Şehir Tiyatrosu’na verilmişti.Bu arada Şehir Operası Müdür Yardımcısı Turgut Boztepe Sakarya Milletvekili olmuş, 1969 yılı Aralık ayında Meclise, Şehir Orkestrası’nın dağılmasını önlemek üzere bir kanun teklifi sunmuş, müzikçilere de Devlet Opera ve Tiyatrosu santçılarına verilen ücretin ödenmesini önermişti. İstanbul Şehir Orkestrası’nın devlete bağlanması çalışmaları da o yıllarda yine sonuçsuz kaldı.

   1970 yılında 15 konser verebilen orkestranın 69 kişilik kadrosunda ise 1971 yılında 12 boş kadro olmasına karşın bunları mali güçlükler nedeniyle dolduramamıştı. O yıl Radyoevi’nde prova yapmak da güçleşmiş, Ankara CSO şefine ayda 36.000.-TL ödenirken İstanbul Şehir Orkestrası’na sürekli bir asıl şef temin edilememişti. 1969’da 10 konsere gelen 6645 dinleyici sayısı, 1970’de %45 eksiğiyle 3554’e düşmüştü. 27 Kasım 1970’de İstanbul Kültür Sarayı’nın yanması ise, hiç olmazsa provalarını bu binada yapmak üzere uğraşan İstanbul Şehir Orkestrası’nı daha da zor duruma soktu. Şehir Orkestrası 1972 Mayıs ayında ise yaşlanan 15 üyesinin daha ayrılması sonucunda 35 kişi kalmış, tümüyle dağılma tehlikesi başgöstermişti.

   Ancak o yıl, nihayet Devlet Bakanlığı İstanbul Şehir Orkestrası’na yardım elini uzatmış, orkestra 52 kişilik kadro oluşturarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası(İDSO) adını almış, yönetimine Ankara’dan CSO’nun eski müdürü Mükerrem Berk gönderilmişti. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, G.E. Lessing yönetiminde ve çellist Reşit Erzin’in solistliğiyle İstanbul Teknik Üniversitesi, Maçka Maden Fakültesi salonunda 18 Kasım 1972 günü ilk konserini vermiştir.

İrkin AKTÜZE

İSTANBUL ŞEHİR ORKESTRASININ İLK KADROSU

1.ve 2.Kemanlar Viyola
Semih ARGEŞO Harutyun HANESYAN
Emine EREL Panayot ABACI
Seyfiye ABUT Mübin BEKEN
Muvaffak GÖREN
Hamit ALACALIOĞLU Viyolonsel
Sıtkı BURSALI
Nuri ÖZTAŞÇI Hadiye ÖTÜGEN
Semine ARGEŞO Nahabet ALEMCİYAN
Rıfat ÖZÜMERZİFON Lütfiye DÖLENSOY
Erdoğan SAYDAM Hüceste CAPAS
Bedriye ARKAN Emel AKTOLGA
Perihan DEMİRER
Fethi TUNCELİ Kontrabas
Leon TINGIR
Remzi DÖLENSOY
Flüt Raşit EROKTAV
Muzaffer TEMA Timpani
Anastas ANTONİADİS
Abdullah ORUN
Obua
Korno
Ömer GÜNTAŞ
Rafet YALBAZ Asım GÜZEY
Muşek ERTEMER Jirayir İCAT
Zührap ZAKARYAN
Klarinet
Trompet
Hüseyin AKTOLGA
Tevfik ÇELEN Emin OY
Namık ÖNÜT
Fagot Kudret TARDÜ
Rıza ÇETİNOYAR Trombon
Cüneyt KOLUBÜKÜLMEZ
Mehmet ERGÜLEN

 

Duygularımı şiirle anlatamam

Şair değilim

Kendimi gölgeler ve ışıkla ifade edemem

Ressam değilim

Düşüncelerimi bedenimle de açıklayamam

Dansçı değilim

Ama  bunların hepsini müzik’le yapabilirim

Ben bir müzisyenim

 

W.A.MOZART (Kasım 1777)

E-MAIL

© 2000-2008 Levent ÇOKER